|
Gazete Tarihi :
|
17 Mayıs 2010 Pazartesi
|
Sayı :
|
2261
|
Haber Sayısı :
|
4
|
|
Kayıtdışı ile mücadeleyi kararlılıkla sürdürüyoruz |
 Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Adana İl Müdürü Muhammet Gerçek, istihdamda kayıtdışılığın sona erdirilebilmesine yönelik çalışmalarını büyük bir inanç ve azimle aralıksız sürdürdüklerini söyledi.
SGK Adana İl Müdürü Muhammet Gerçek, 10 - 16 Mayıs 2010 tarihlerinde kutlanan "Sosyal Güvenlik Haftası" etkinlikleri kapsamında İl Müdür Yardımcısı Mehmet Andı ile birlikte Odamızı ziyaret etti.
Yönetim Kurulu üyelerimiz Tarkan Kulak, İsmail Babacan, Ali Cerit, Naci Heybeli, Gürsel Tanrıver, Mehmet Şahbaz, Genel Sekreterimiz Ahmet Nevruz ve Genel Sekreter Yardımcımız Birol Yarman'ın hazır bulunduğu ziyaret sırasında konuşan Başkan Yardımcımız Ali Gizer, iş dünyasının SGK ile yaşadığı sorunları ve çözüm önerilerini dile getirdi.
SGK'nın geçtiğimiz aylarda, kuruma borcu bulunmayan ve kayıtdışı işçi çalıştırmayan işyerlerine yönelik olarak yürürlüğe koyduğu yüzde 5 oranındaki indirimin son derece olumlu olduğunu ve indirim oranının kademeli olarak artırılmasının kayıtdışılığın önlenmesi bakımından büyük yarar sağlayacağına inandığını belirten Ali Gizer sözlerini şöyle sürdürdü:
"Öte yandan, SGK'nın 50 kişinin üzerinde işçi çalıştıran işletmelere yönelik olarak uygulanan özürlü, hükümlü, doktor ve hemşire çalıştırılması gibi zorunlulukları da kapsayan yükümlülüklerin tamamen kaldırılması gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü bu yükümlülükler nedeniyle işletmeler çalışan sayısını 50'nin altında tutmaya gayret gösterdiklerinden, istihdam alanında kayıtdışılığa yönelmeler yaşandığı bilinen bir gerçektir. Bu yükümlülüklerin kaldırılmasının kayıtdışılığın önlenmesinde olumlu sonuçlar alınmasına katkı sağlayacağını düşünüyorum. Ayrıca SGK mevzuatının sadeleştirilmesinde de yarar görüyoruz. Çünkü karmaşık mevzuat nedeniyle iş dünyası zaman zaman önemli sıkıntılar yaşamaktadır."
SGK Adana İl Müdürü Muhammet Gerçek de, "Sosyal Güvenlik Haftası" etkinlikleri süresince, toplumda sosyal güvenlik bilinci ve anlayışının yaygınlaşmasına katkı sağlamayı amaçladıklarını söyledi. Gerçek, kurumunun çalışmalarına ilişkin bilgiler de verdiği ziyaret sırasında, yeni dönemde iş dünyası ile sağlıklı bir köprü oluşturararak, başta kayıtdışılık olmak üzere, yaşanan sorunların tümüyle ortadan kaldırılabilmesine yönelik ortak çalışmalar gerçekleştirmeyi planladıklarını söyledi.
SGK'nın son birkaç yılda gerek personel, gerekse de binalaşma anlamında tümüyle yeniden yapılandığını, hizmet kalitesini de yüksek standartlara çıkarabilmeyi başardıklarını aktaran Gerçek, "Çalışkan, yenilikçi ve pratik çözüm anlayışına sahip kadrolarımızla çalışmalarımızı ceza ve yaptırım uygulama anlayışından uzak, işverenlerimize yardımcı olabilme ana düşüncesi ile sürdürebilme gayretindeyiz. Bu çalışmalarımız sonucunda, Adana'da geçtiğimiz yıl 79 milyon TL olarak gerçekleşen toplam tahakkuk miktarının 68 milyon liralık bölümünün tamamıyla tahsil edilmiş olması doğru yolda olduğumuzun başlıca göstergesidir. Tahsilat oranımızın yüzde 86'lara yükselmiş olması kuşkusuz bir başarı ama bizim için yeterli değil. Hedefimiz Sayın Bakanımızın gösterdiği hedefler doğrultusunda tahsilat oranımızı yüzde 95'lere çıkarmaktır" dedi.
SGK'ya borcu bulunmadığı gibi, ödemelerini düzenli yapan ve kayıt dışı personel çalıştırmayan işverenlere yönelik olarak halen yüzde 5 olarak uygulanan indirim oranının artırılması için çalışmalar yaptıklarını da kaydeden Gerçek şöyle konuştu:
"Sizlerin bu konudaki görüş ve önerilerinizi bir rapor halinde Bakanlığımıza intikal ettirerek, beklentilerinizin karşılanması konusunda elimizden gelen gayreti göstereceğiz. Çünkü bir işçi çalıştırana da, bin işçi çalıştırana da aynı indirim oranının uygulanması, hedeflenen sonucun alınmasında yetersiz kalabilecektir. Başbakanımızın da işaret ettiği gibi, istihdam sayısının artırılması bakımından yeni projeler geliştirilmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Bizler işverenlerin üzerindeki yükün azalmasının, kayıtdışılığın önlenmesine de katkı sağlayacağını yakından biliyoruz. Bu bakımdan işyerlerine uygulanan indirimlerde, çalıştırdığı işçi sayısının fazlalığı bakımından indirim puanının kademeli olarak artırılması daha yararlı olacaktır. Sizler, çalıştırdığınız kişilerin evlerine ekmek götürebilmesine katkıda bulunduğunuz için son derece kutsal bir iş yapıyorsunuz. O nedenle sizlerin takdir edilmesi ve ihtiyaç duyduğunuz konularda destek olunması bizler için önemli bir görevdir. Çünkü sizlere sunulacak imkan ve destekler, Türk ekonomisine ve sosyal hayatına istidam artışı olarak geri dönecek, dolayısıyla sağlıklı toplumun oluşturulması bakımından yarar sağlayacaktır. Bu bakımdan her zaman sizlerin emrinde olduğumuzu bilmenizi istiyoruz.?" |
Sanayi sitesi ihtiyacı büyüyor |
 7. Grup Meslek Komitesi üyelerimiz, sektördeki en büyük sorunun, "Ortak bir sitede hizmet verememek" olduğu görüşünde birleşerek, "Yerel yönetimler, sürekli olarak işyerlerimizin kent merkezi dışına taşınması konusunda uyarıda bulunuyorlar. Ancak bu konuda ne yer gösteriliyor, ne de yardımcı olunuyor. Eğer çağdaşlaşma ve modernleşme adına bir şeyler yapılmak isteniyorsa her şeyden önce yol gösterici olunması gerekmektedir" dediler.
7. Grup Çimento, Hazır Beton ve Elemanları, Tuğla İmalatçıları, Karo, Mozaik ve Mermerciler ile Kum, Kireç ve Maden Ocağı İşletenler Meslek Komitesi Başkanımız Orhan Erdoğan, Komite Başkan Yardımcımız Ali Yücel Uğar, Meclis üyelerimiz İsmail Özçete ve Cemal Ülger ile Komite üyemiz Murat Yılmaz, sektörlerindeki sorunlara ilişkin görüşlerini Adana Ticaret Odası Gazetesi ile paylaştılar.
Sektörde faaliyet gösteren firmaların, diğer işyerlerine oranla daha geniş alan gerektirdiğini ve çevre kirliliği konusunda da daha dikkat gerektirdiğine işaret eden üyelerimiz, "Bu durum, bizleri diğer sektörlerden farklı kılıyor. Kentin çeşitli kesimlerinde faaliyet gösteren üyelerimiz, gerek çevre halkının şikayetleri, gerekse de yerel yönetimlerin kent dışına çıkılması konusundaki uyarılarıyla karşı karşıya kalıyor" dediler.
Orhan Erdoğan, Ali Yücel Uğar, İsmail Özçete, Cemal Ülger ve Murat Yılmaz mevcut sorunun çözümlenmesi için kooperatif de kurduklarını belirterek şunları söylediler:
"Adana Valisi Sayın İlhan Atış Kahramanmaraş'taki görevi sırasında çok ciddi adımlar atılmasını sağlamış ve sektördeki tüm firmaları bir araya toplamayı başarmıştır. Sayın Valimizden aynı başarıyı Adana'da göstermesini bekliyoruz. Sektörün gelişmiş bir konumda bulunduğu Afyon ve Kahramanmaraş illerinde bu şekilde yaşanan sorunlar mülki idari amiri olan vali ve belediye başkanlarının çabalarıyla aşılmıştır. Adana?da ise üyelerimizin büyük bölümü, sürekli olarak bağlı bulundukları belediyelerin zabıta memurları tarafından, kent dışına taşınmaları konusunda uyarılmaktadırlar. Sektör olarak buna karşı değiliz. Bu konudaki duyarlılığımızı da kurduğumuz kooperatifle ortaya koyduk. Ama, yerel yönetimlerin görevi, -çıkın gidin- demekle bitmiyor. Bizlere mutlaka bir araya geleceğimiz site arazisinin tahsis edilmesi gerekmektedir."
Orhan Erdoğan, Ali Yücel Uğar, İsmail Özçete, Cemal Ülger ve Murat Yılmaz, sektörün bir sitede toplanmasının çevre kirliliğinin yanı sıra, kayıtdışılığın önlenmesini beraberinde getireceğine dikkat çekerek, "Kent merkezinde, üyemiz olmayan çok sayıda işletme, merdivenaltı diye tabir edilen, hiç bir kamu kurum ve kuruluşuna bağlı bulunmadan kayıtdışı faaliyet gösteriyor. Sektörün bir araya toplanması başta vergi kaçağı olmak üzere bir çok alanda olumlu sonuçlar verecektir"dediler.
7. Grup Çimento, Hazır Beton ve Elemanları, Tuğla İmalatçıları, Karo, Mozaik ve Mermerciler ile Kum, Kireç ve Maden Ocağı İşletenler Meslek Komitesi üyelerimiz, dünyadaki mermer rezervinin yüzde 35'ine sahip olan ve bu alanda dünyanın 5. üretici ülkesi konumundaki Türkiye'nin, sektöre gereken ilgiyi göstermediğinden de yakınarak, "Eğitimli yetişmiş eleman sıkıntısı her geçen gün daha da artıyor. Bir yandan her geçen gün büyüyüp, gelişiyoruz. Diğer yandan eleman sıkıntısı yaşıyoruz. Bu konuda, öncelikle Adana Ticaret Odası önderliğinde sertifikalı eğitim kursları açmamız gerekiyor. Diğer yandan da, yine kalifiye eleman sıkıntısının önlenebilmesi ve çalışmaların daha güvenli ve modern çizgide yapılabilmesine dönük olarak, öncelikle Çukurova Üniversitesi bünyesindeki yüksek okullarda mermer ve hazır beton sektörünün eleman gereksiniminin karşılanması için bölüm açılması gerekmektedir" diye konuştular. |
Çıraklıktan sanayiciliğe uzanan başarı öyküsü |
 İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından her yıl düzenlenen "En Büyük Sanayi Kuruluşları" listesinde ikinci 500 arasında yer alan Zahit Alüminyum A.Ş.'nin sahibi ve Genel Müdürü Zahit Ballbay, çıraklıktan başlayıp sanayiciliğe uzanan 27 senelik yolculuğunu Adana Ticaret Odası Gazetesi'ne değerlendirdi.
Zahit Alüminyum olarak ilk aşamada 32 metrekarelik bir alanda faaliyet göstermeye başladıklarını ve kısa süre içerisinde 130 metrekarelik yeni atölyeye geçiş yaptıklarını ifade eden Zahit Balbay, "Sektörde yer aldıkça pazarda artan talebi ve hızlı büyümeyi gördük ve gelişen pazara daha hızlı cevap vermek adına 1991 yılında bir yandan atölyeciliğe devam edip ürettiklerimizi satarken, diğer taraftan pazarlama işine de girdik. 1996 senesinde küçük bir alüminyum elektrostatik toz boyama tesisi kurduk ve faaliyete başladık.1998 senesinde 900 tonluk bir alüminyum ekstrüzyon presi kurarak, ilk malımızı üretmeye başladık. Sonuç olarak Zahit Alüminyum firması olarak 1998 yılında başlayan ve 11 senedir devam eden bir sanayicilik geçmişine sahibiz" dedi.
Sanayicilikle birlikte sektörde büyüme ve teknolojik gelişmeyi takip etmenin yanı sıra pazarı daha iyi tanımak adına İstanbul'daki faaliyetlerini Gebze Organize Sanayi Bölgesi'nde sürdürme kararı aldıklarını ifade eden Balbay, bundan sonraki sürece ilişkin şu görüşlere yer verdi:
"Adana'daki fabrikamızda üretim konusunda büyümemize ve yatırımlarımıza devam ederken, 10 senelik bir süre boyunca bu işin başlangıç yeri ve ticaret merkezi olan, alüminyum firmalarının ağırlıklı olarak bulunduğu İstanbul'da bulunarak pazarı, rakiplerimizi ve teknolojik gelişmeleri yakından takip ettik. Diğer taraftan Anadolu dışında kalan Batı tarafındaki müşterilerimize de kendimizi daha iyi tanıtma fırsatı bulduk. 10 yılın sonunda hedeflerimize büyük ölçüde ulaştık. Zahit Alüminyum sadece üretim veya işgücü alanında büyümedi. Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşların arasında yer buldu. Adana'dan tüm dünyaya Zahit Alüminyum markasını yayabilmek için, 10 sene boyunca İstanbul'da ciddi gayret sarf ettik ve markalaşma konusunda ciddi adımlar attık. Bu süre zarfında İstanbul'daki misyonumuzu tamamladığımıza karar verdik ve hem üretim hem de kurumsallaşma sürecimiz ile ilgili hedeflerimizi gerçekleştirmek, bütün yatırımlarımızı ve büyüme planımızı devam ettirmek adına yaklaşık bir yıl önce İstanbul?daki ekibimiz ile Adana'daki merkezimize dönüş yaptık."
2010 yılı başlarında kompozit panel üretimine başladıklarını, bu işe girmeden önce ülke ülke dolaşarak, ciddi pazar araştırmaları yaptıklarını ifade eden Zahit Balbay, ?Bir işe girişeceksen ve başarılı olmak istiyorsan her şeyi iyi bilmen lazım. Daha uygun daha kısa sürede kompozit üretimine geçebilirdik, ama bunu yapmadık. Çünkü sektörümüz teknolojik gelişmeden inanılmaz etkilenen bir yapıya sahip ve 1-2 yıl sonra pazarın gereklilikleri nedeniyle üretimde eksik kalmaktansa şimdiden en iyi tesisi kurmak istedik. 50 bin metrekaresi açık, 12 bin 700 metrekaresi kapalı alandan oluşan yeni fabrikalarımızda dış cephe kaplamalarına yönelik yüksek standartlarda kompozit panel üretecek tesis kurduk. Kurulu kapasitemizi 150 bin metrekare/ay olarak kurguladık. 5 milyon doları fabrika ve tesis yatırımı, 5 milyon doları işletme sermayesi olmak üzere toplamda 10 milyon dolarlık yatırım ile yola çıktık. Kompozit panel üretimimiz en son teknolojik donanıma sahip olan baştan sona bilgisayar kontrollü üretim hattında gerçekleşmektedir."
Zahit Balbay, önümüzdeki dönemdeki hedeflerine ilişkin olarak da şunları söyledi:
"Amacımız bir yapı sistem markası olan Aluminance'ı pazara sunmak ve mimarlar, mühendisler ve belirli atölyecilerimizin de bulunduğu hedef kitlemiz ile buluşturmak. Mevcut profil üretim tesisimizde teknolojik bir iyileştirme yapıyoruz ve aylık kurulu gücümüzü 300 ton üretim kapasitemizi artıracak yeni bir pres yatırımına girdik. 2010 yılında o da devreye girecek. Bu yatırımın devamında peş peşe 2-3 yatırımımız daha olacak ayrıca sektörün, rekabetin ve teknolojinin gerektirdiği yenilikleri öncesinden takip etmek ve ilklerde lider olmak adına AR-GE'mizde ciddi yatırımlara başlıyoruz. Alüminyum üreticileri genelde İstanbul merkezli olmasına rağmen biz profil üretimi konusunda bu bölgede çok etkili olduk. Şimdi bölgede eksikliğini gördüğümüz ve bizim işimizle ilgili olan diğer yatırımları sürekli araştırma halindeyiz. Hem farklı sektörlerde araştırma yapmak istiyoruz hem de çok uzaklaşmak istemiyoruz. Diğer taraftan şu anki kurulu gücümüz ile Türkiye alüminyum pazarında önemli bir pay alıyoruz ve alüminyum sektöründeki büyümelerimiz devam edecek. Üretimimizdeki ihracat payını yüzde 40'lara çıkarmayı hedefliyoruz." |
Medikal sektöründe Çin malı tehdidi |
 Yönetim Kurulu Başkanımız Şaban Baş, medikal sektörünün önündeki en büyük engeli Çin mallarının oluşturduğunu belirterek önlem alınmasını istedi.
Çukurova Medikalciler Derneği Başkanı Nayim Yeldan, Başkan Yardımcıları Sedat Ulusal ve Mahmut Polattaş ile Yönetim Kurulu Üyesi Şevket Çankaya'dan oluşan Heyet, Başkanımız Şaban Baş'ı ziyaret etti.
Sektörün her geçen gün daha da büyüdüğünü ifade eden Dernek Başkanı Nayim Yeldan, "Bu büyüme, yetişmiş eleman sorununu da beraberinde getirmiştir. Bu sorunun çözümüne yönelik olarak Akkapı Endüstri Meslek Lisesi Biyomedikal Bölümü'nde okuyan öğrencilere staj yapma imkanı sağladık. Bu modeli daha da geliştirerek, insan sağlığı ile ilgili sektörü eğitimli elemanlarla desteklemek istiyoruz. Bu konuda her kurum ve kuruluşla işbirliği yapmaya hazırız" diye konuştu.
Yönetim Kurulu Başkanımız Şaban Baş da, "Sektörün geliştirilerek sağlıklı şekilde büyümesi, ancak eğitimli elemanlarla mümkündür. Adana Medikalciler Derneği olarak bu sorunu büyük ölçüde gidermişsiniz. Ancak, bir çok sektörde olduğu gibi medikalcilerin de en büyük sorunu kalitesiz Çin malları. Bu konuda çok duyarlı olmak gerekiyor. İnsan sağlığında kullanılan ürünlerin kalitesinden ödün verilmemeli. Ancak, Avrupa'da bir çok firmanın AR-GE'ye yatırım yaparak elde ettiği ürünler, Çin'de kopyalanarak kalitesiz şekilde üretiliyor ve çok ucuz fiyata satılıyor. Bu durum, insan sağlığını tehlikeye attığı gibi haksız rekabetin oluşmasına de neden oluyor. Bu sorunu elbirliğiyle çözmemiz gerekiyor" dedi. |
|