ATO Gazetesi
Gazete
Gazete Tarihi : 19 Nisan 2010 Pazartesi Sayı : 2258 Haber Sayısı : 6
Suriye'de, "Adana Tanıtım Günleri" düzenliyoruz

Odamız koordinasyonunda, TÜRSAB ile ÇUKTOB'un katkıları ve Adana Valiliği himayesinde Suriye'nin Halep kentinde 16-18 Mayıs 2010 tarihleri arasında "Adana Tanıtım Günleri" düzenlenecek. Odamız'dan konuyla ilgili olarak yapılan açıklamada, "Türk firmaları için önemli bir pazar olan Ortadoğu ülkeleri ile son dönemde ticari anlamda önemli gelişmeler yaşanmaktadır. Hedef pazarlarımızdan olan Suriye ile ülkemiz arasında vizelerin kaldırılmasıyla her iki ülke vatandaşlarının kolaylıkla seyahat edebilmeleri sağlanmıştır. Kentimizin hızla gelişen sağlık ve turizm sektörlerine yönelik etkinlik kapsamında Suriye'nin Halep şehrinde üst düzey görüşmeler ve ikili işbirliği toplantıları düzenlenecektir"denildi. Program hakkında geniş bilgi edinmek isteyen üyelerimiz, ayrıntılı bilgiyi Odamızın web sitesinden (www.adanato.org.tr) alabilirler. Etkinliğe katılmak isteyenlerin en geç 3 Mayıs 2010 tarihine kadar organizatör firma olan NEVA Turizm ve Seyahat Acentası'na (İlgili kişi: Yusuf Evren. Tel: 459 50 60) kayıt yaptırmaları gerekiyor.

Oda ve Borsa Başkanlarından İstihdam Çağrısı

TOBB Genel Kurulu Başkanı Nafi Güral, istihdamın artmasının daha çok üretim, ticaret ve refah olduğunu belirterek, "Sorunun çözümü çarkların dönmesi, üretim ve rekabet gücünün arttırılmasıdır. Yapılması gereken, büyük bir istihdam seferberliğinin kamu-özel sektör işbirliği ile bir an önce başlatılmasıdır" dedi.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğine bağlı Oda ve Borsaların Yönetim Kurulu ve Meclis Başkanları istihdam ve ekonomideki gelişmeleri görüşmek üzere toplandı. Toplantı sonrası TOBB Genel Kurul Başkanı Nafi Güral basına açıklama yaptı. Güral, TOBB olarak 2002 yılından beri kayıtlı ekonomiye geçmenin gerekliliğini, kayıt altına girmeyen bir ekonominin, haksızlığa ve adaletsizliğe neden olduğunu ifade ettiklerini belirterek, "Bizler, her zaman sosyal sorumluluklarımızın farkında olduk. Sosyal ve ekonomik refahı geliştirici her projenin hayata geçmesi için elimizi taşın altına koymaktan çekinmedik" dedi.

"İstihdam piyasanın aynasıdır, ekonominin genel durumunun bir aynasıdır" diyen Güral, "Bizler, küresel ekonomik krizin daha başında, bu işin ciddiye alınmasını istedik ve önerilerimizi ilettik. Sonrasında, gecikmeyle de olsa yürürlüğe giren önlem paketleriyle birlikte, 2009 Mayıs'ında en üst noktaya çıkan işsizlik oranı gerilemeyle başladı. Yani özel sektörümüz, alınan tedbirlerden sonra istihdam kaybını telafi etti, etmeye de devam edecek. Önümüzdeki dönemde, istihdamın artacağını da hepimiz göreceğiz.

Biz, haysiyetimiz, onurumuz için çalışarak, bu ülkeye hizmet için çalışıyoruz. İşçi ile işvereni karşı karşıya getirerek, iş barışını bozacak söylemlerden de özellikle kaçınılmasını bekliyoruz. Tekstil ve konfeksiyon gibi, istihdamın, ihracatın, katma değerin yıldızı bir sektörümüzün de yıpratılmaması ve desteklenmesini istiyoruz" ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin en öncelikli ve birincil meselesinin işsizlik olduğunu belirten Güral, şunları kaydetti:
"İşsizlik sorununu, ortak bir akılla çözebiliriz. 30 Mart'ta İstanbul'da 17 sivil toplum örgütünün temsilcileriyle toplantılar düzenledik. Sağlıklı bir işsizlikle mücadele için yapılması gerekenleri tartıştık. Özel sektörün yanı sıra, sendikaların ve kamu kuruluşlarının da yer alacağı bir istihdam çalıştayında, bu konuyu detaylı şekilde ele almak istiyoruz. Yine her zaman dediğimiz gibi, devletten tek istediğimiz, rakiplerimizle şartlarımızın eşit hale getirilmesidir. Türkiye, sorunlarının şeffaf bir zeminde ve gerçeklikten kopmadan açıkça konuşulmalıdır."

Nafi Güral, Türkiye'de 2002-2007 döneminde huzur, istikrar ve reform süreci aynı zamanda hükümet ile iş dünyası arasındaki diyalog mekanizmaları iyi işlediği için hem ekonomide hem de istihdamda büyük gelişme sağlandığını kaydetti. Güral, "Böylece 3 milyon kişiye, işte bu özel sektör iş sağladı. Güçlü bir istihdam seferberliği başlatabilmek için ekonomimizin son yıllarda aldığı hasar, mikro reformlar yoluyla telafi edilmelidir. Önümüzdeki 3 yıllık süreçte, 3 milyon kişiye yeni beceriler kazandırılması için gereken mesleki beceri kursları da, hızlı bir biçimde açılmalıdır" ifadelerini kullandı.

Güral, istihdamın artmasının daha çok üretim, ticaret ve refah olduğunu belirterek, "Sorunun çözümü çarkların dönmesi, üretim ve rekabet gücünün arttırılmasıdır. Zira üretim, tüketim ve istihdam birbirinden ayrılmaz bir bütündür. Çarkların dönmeye devam etmesi için de, itici güce ihtiyaç vardır. Bunu da ancak hükümet sağlayabilir. Yapılması gereken, büyük bir istihdam seferberliği, kamu-özel sektör işbirliği ile, bir an önce başlatmaktır" dedi.

İşçinin ıstırabını biliriz Ankara'da bir araya gelen, aralarında Meclis Başkanımız Behiç Pakyürek ve Yönetim Kurulu Başkanımız Şaban Baş?ın da yer aldığı TOBB'a bağlı Oda ve Borsaların Meclis ve Yönetim Kurulu Başkanları, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, tekstil sektörüne yönelik, "emek sömürücüsü" ve TOBB'a yönelik, "Her TOBB üyesi bir kişiyi işe alsa, işsizlik sorunu çözülür" açıklamalarına yanıt verdi. Basın açıklamasını toplantının Genel Kurul Başkanlığı görevini yürüten Nafi Güral yaptı. Güral'ın, "Tek yürek ve tek bir ağızdan" başlığı adı altında yaptığı ortak bildiriden çıkan mesajlar şöyle:

İşsizlik acısını yüreğimizde hissediyoruz

"TOBB camiası olarak 2002'den beri her platformda, kayıtlı ekonomiye geçmenin gerekliliğini ifade ettik. 'Hesabını veremeyenin hesap soramayacağını? söyledik, her zaman sosyal sorumluluklarımızın farkında olduk. Sosyal ve ekonomik refahı geliştirici her projenin hayata geçmesi için elimizi taşın altına koymaktan çekinmedik.

Artan işsizliğin acısını, bizler de yüreğimizde hissediyor ve çözümü için çaba sarfediyoruz. Evine ekmek götürememenin, siftahsız kepenk kapatmanın, çekini-senedini, vergisini zamanında ödeyememenin, üretimini ve işçisini muhafaza edememenin ıstırabını çok iyi biliyoruz.

Çalışanın hakkını veririz

Bizler, 'çalışanın hakkını alınteri kurumadan veriniz' öğüdüyle yetiştik. Biz, çalışanımızla aynı masada, aynı tencereden yemek yeriz. Çalışanın maaşını geç verdiği için ağlayan insanlar, işte bu camianın mensuplarıdır. Bu camianın mensupları, hiçbir zaman ezen olmamış, ezilenin yanında yer almıştır. Sömüren olmayıp, sömürünün karşısında durduk. Biz, hayatımızın her safhasında, işsize iş, aşsıza aş olma gayreti içinde olduk. Küresel ekonomik krizin daha başında, bu işin ciddiye alınmasını istedik ve önerilerimizi ilettik. Özel sektör, alınan tedbirlerden sonra, istihdam kaybını telafi etti, etmeye de devam edecek. Önümüzdeki dönemde, istihdamın artacağını da hepimiz göreceğiz. Peki, bu haksız ithamlar niye"

Söylemlere dikkat!

Biz, haysiyetimiz, onurumuz için çalışarak, bu ülkeye hizmet ediyoruz. İşçi ile işvereni karşı karşıya getirerek, iş barışını bozacak söylemlerden de özellikle kaçınılmasını bekliyoruz. Tekstil ve konfeksiyon gibi, istihdamın, ihracatın, katma değerin yıldızı bir sektörümüzün de yıpratılmamasını ve desteklenmesini istiyoruz. İşsizliği ancak ortak akılla çözebiliriz.

Bu nedenle mart ayında sendikalar ve işverenlerin katılımıyla toplantılar yaptık. Özel sektörün yanı sıra, sendikaların ve kamu kurumlarının da yer alacağı bir istihdam çalıştayında, bu konuyu daha detaylı bir şekilde ele almak istiyoruz.

Devletten tek isteğimiz, rakiplerimizle şartlarımızın eşit hale getirilmesidir. Türkiye, sorunlarını şeffaf bir zeminde ve gerçeklikten kopmadan açıklıkla konuşmalıdır. Bu, iş dünyası için geçerli olduğu kadar, siyasetin de öncelikli sorumluluğudur.

ABİGEM'den Hazır Giyim Kümelenmesi Çalıştayı

Avrupa Birliği İş Gelişterme Merkezi tarafından Adana'da hazır giyim üzerine çalışan KOBİ'lere yönelik olarak yürütülen, ''Hazır Giyim Kümelenmesi Projesi'''nin detayları ve ''kümelenme'' kavramı sektörde faaliyet gösteren firma temsilcilerine anlatıldı.

Seyhan Otel'de düzenlenen çalıştaya, Başkan Yardımcımız Atila Menevşe, Genel Sekreterimiz Ahmet Nevruz, Ticaret Borsası Başkanı Muhammer Çalışkan, Meclis Üyelerimiz Hasan Ayyıldız ve Rafet Balkaroğlu'nun yanı sıra sektör temsilcileri katıldı.

Başkan Yardımcımız Atila Menevşe, Odamızın TOBB ve AB desteği alarak oluşturduğu Adana Avrupa Birliği İş Geliştirme Merkezi?nin (ABİGEM) kurulduğu günden bu yana Adana'daki bir çok sektörün daha rantabl çalışabilmesi ve eksikliklerinin tamamlanabilmesine dönük çalışmalar yürüttüğünü söyledi.

Tekstilin, Adana'nın lokomotif sektörleri arasında önemli bir yere sahip olduğunu ifade eden Menevşe, "Bu kapsamda hazırlanan Hazır Giyim Kümelenmesi Projesi kapsamında, öncelikle masa başı araştırması yapılarak, bölgedeki hazır giyim sektörünün durumu belirlendi. Daha sonra, hazır giyim üreticileri ve tedarikçileri, meslek okulları, firmalar, perakendeciler, dernekler gibi ilgili tüm aktörlerle kümelenme saha çalışması yürüttük ve bir başlangıç çalıştayı düzenledik'' dedi.

Kümelenmenin; rakibi piyasadan yok etmek değil, onunla birlikte var olmak yaklaşımını ifade eden, global ekonomide söz sahibi olmak için kendi başına yapılamayacak işleri, ortak çalışmayla hayata geçirmeyi kapsayan, yoğun rekabet içinde birlikte var olmayı benimseyen ve Adana'nın rekabet gücünü artıran bir kavram olduğunu ifade eden Menevşe, ''Çalıştayımız, rekabetin iyice geliştiği bugünlerde, rekabet gücümüzü artıracak, firmalar arası işbirliğini güçlendirecektir'' dedi.

Daha sonra Adana ABİGEM Direktörü Barbaros Tunç tarafından Adana'da sürdürülen çalışmalara ilişkin bilgiler verildi.

Çalıştayın öğleden sonraki bölümünde ise Adana ABİGEM İş Geliştirme Müdürü Yiğit Efe Uyar ve Elele Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Zehra Elif Taş, hazır giyim sektöründeki firma sahipleri önderliğindeki grup çalışmaları ile küme stratejilerinin geliştirilmesi konularında sunumlar gerçekleştirdiler.

Adana turizmi kurumsallaştırılmalı

Odamız ile Çukurova Üniversitesi Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksek Okulu Seyahat İşletmeciliği Bölümü işbirliğiyle düzenlenen, "Turizmi Kullanarak Adana'yı Nasıl Daha Gelişmiş Bir Kent Yapabiliriz" adlı konferansta, ortak akıl, bilim ve sağduyu ile Adana turizminin kurumsal bir yapıya kavuşturulması gerektiği, böylelikle turizmin Adana'nın gelişimine önemli katkılarda bulunabileceği vurgulandı.

Toplantının açılış konuşmasını yapan Yönetim Kurulu Başkan Yardımcımız Atila Menevşe, Adana'daki konaklama tesislerinde halen 4 bin yatak kapasitesi bulunduğunu, turizmden sağlanan gelirin ise 8 milyon dolar seviyesinde bulunduğunu söyledi. 2023 yılı baz alınarak yapılan planlamalarda ise Adana'daki konaklama tesislerindeki yatak sayısının 50 bine, turizmden sağlanan gelirin ise 400 milyon dolara ulaşabilmesinin hedeflendiğini anlatan Menevşe, özellikle sağlık ve inanç turizmi alanında önemli gelişmeler yaşanabileceğine işaret etti. Mersin-Kazanlı'dan Karataş ve Yumurtalık'a uzanan sahil şeridinin Antalya sahillerinden geri kalmadığını, tek sorunun tesisleşerek turistin bölgemize çekebilmek olduğunu kaydeden Menevşe, "Adana-Mersin arası kıyı hattının uluslararası turizme kazandırılması şarttır. Bu bölgede imar planları ve altyapı çalışmalarına başlanması, yatırımcıların teşvik edilmesi ve tanıtımlarının yapılması, bürokratik işlemlerin hızlandırılması, bölge ve ülke turizmi açısından ivedilikle ele alınması gereklidir. İlimizin zengin tarihi ve turistik varlıklara sahip olduğu zaten her platformda dile getirilmektedir. Ancak öncelikli olarak ilin turizm envanterinde yer alan bütün tarihi, turistik değerlerin ve turizm varlıklarının korunması, tanıtılması ve turizm amaçlı olarak kullanılması için çalışmalar yapılmalıdır" dedi.

Ç.Ü. Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksek Okulu Seyahat İşletmeciliği Bölümü Başkanı Yrd. Doç. Dr. Mehmet Cihan Yavuz, bir kentteki katma değerin yükselmesinin, o kentte yaşayan insanların yoksulluk, işsizlik ve eşitsizliğinde azalma olması anlamına geldiğini belirtirken, "Turizm kentsel gelişme ve kalkınmayı sürdürülebilir kılmak amacıyla girişilen sektörel dönüşümlerde gözlerin çevrildiği yıldız sektörlerin en parlaklarındandır" dedi.

Adana'nın bugüne kadar sırasıyla tarım, ardından tarıma dayalı sanayi ve son olarak da ticaret ile kentsel kalkınmasını sürdürülebilir kılmaya çalıştığını ancak bu alanda istenilen sonuçların alınamadığına değinen Yrd. Doç. Dr. Mehmet Cihan Yavuz sözlerini şöyle sürdürdü:

Bu nedenle Adana'da yeni bir vizyon ile katma değeri yüksek, karlı sektörlere girilmesi ihtiyacı bulunmaktadır. Tarihindeki birçok uygarlığın zengin mirasını taşıyan Adana, sahip olduğu kültürel, arkeolojik ve doğal varlıkların desteğiyle bir turizm destinasyonu olabilme hedefine dünyadaki birçok kenttten daha yakındır. Destinasyon yönetimi, uygun çevre geliştirme, tanıtım, pazarlama, destinasyon markalaması, sektörel konumlama alanları belirleme, ortak bölgesel pazarlama, turizm projeleri geliştirme, sektörel iletişim ve işbirliği konularında birçok ilişki grubu, düşünce grubu, komisyon ve bunların bir sonucu olarak bilimsel çalışma, komisyon raporu, kitap, gezi ve fuar faaliyeti anlamına gelmektedir. Adana için bu unsurların hayata geçirilmesi büyük bir önem taşımaktadır. Bundan sonraki adım ise ortak akıl, bilim ve sağduyu ile Adana turizmini kurumsal bir yapıya kavuşturmak ve turizmin Adana'nın gelişmesine ve her kesimden Adanalı'ya fayda üretmesini sağlamaktan geçmektedir."

Adana'nın Gelir Vergisi Rekortmenleri açıklandı

Listenin ilk 15'inde 4 çiftçi ile 6 inşaat firması sahibinin bulunduğu gözlenirken, ilk 100'de yer alan 12 mükellefin vergi mahremiyetinden yararlanma talepleri nedeniyle isimleri açıklanmadı.
Vergi Dairesi Başkanı Serdar Aksoy, basın toplantısında, gelir vergisinde elde edilen rakamları bir önceki yılla kıyaslarken, ''Beyana dayanan gelir vergisi matrahında toplamda yüzde 9,8, tahakkuk eden vergide ise 11,6 oranında artış gerçekleşti'' dedi.

Aksoy, kayıt dışılığın boyutları da dikkate alındığında, gerçekleşen tahakkuk ve tahsilat artışlarının daha üst seviyede olması gerekmekle birlikte alınan sonuçların kayıt dışılığın önlenmesi ve verginin tabana yayılması bakımından son derece önemli olduğunu bildirdi.

Elde edilen rakamların kayıt dışıyla mücadelede önemli bir başarı elde edildiğini ve son 3 yıldır yapılan çalışmaların olumlu neticelerinin alındığını gösterdiğini ifade eden Aksoy, ''Tüm çalışmalarımızı, vergide haksız rekabete neden olan kayıt dışılığın önlenmesi, vergide adaletin gerçekleştirilmesi temel amaçlarına uygun olarak gerçekleştirmekteyiz'' dedi.

Aksoy, kazançlarını gerçek usulde beyan eden gelir vergisi mükelleflerinin, 2009 yılına ait beyannamelerini bağlı bulundukları vergi dairelerine mart ayının 25'nci günü akşamına kadar verdiklerini anımsatarak, beyan edilen bu vergilerin mart ve temmuz aylarında olmak üzere iki eşit taksitte alındığını hatırlattı.

Aksoy, kurumlar vergisine ilişkin beyan süresinin ise 25 Nisan 2010 tarihinde sona erdiğini belirterek, ''Mükelleflerimizin beyan döneminden sonra zor durumda kalmamaları bakımından Kurumlar Vergisi Beyanlarının da doğru olarak beyan edilmesinin son derece önemli olduğunu hatırlatmak isterim'' diye konuştu. "

Bazı sektörler asgari ücretli kadar kazanamadı"

Adana Vergi Dairesi Başkanlığınca açıklanan gelir vergisi sonuçlarından derlenen bilgilere göre, aralarında altın imalatı ve ticareti yapanlar, ithalat ve ihracatçılar, konfeksiyon ile lokantacıların da bulunduğu bazı meslek gruplarının gelir vergisi beyanlarının ortalaması alındığında, asgari ücretli kadar kazanmadıkları gözlendi.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, gelir vergisi listesinde yer alan bilgilere göre, il genelinde altın imalatı ve ticareti yapanlar aylık ortalama 471 lira, ithalat ve ihracatçılar 361 lira, konfeksiyoncular 411 lira kazanıyor.

Listede en az kazananların ise lokantacılar olduğu gözleniyor. Bin 434 lokantacının beyan ettiği yıllık ortalama kazanç 3 bin 619 lira, aylık kazanç ise 301 lira.

Avukatların 801 lira, doktorların bin 887 lira kazandıklarını beyan ettikleri listede yüksek gelirliler arasında eczacılar dikkati çekiyor. İl genelindeki 626 eczacının verdiği beyannameye göre, ortalama yılık kazançları 52 bin 322 lira, aylık kazançları ise 4 bin 360 lira.

Yeminli Muhasebeci ve Mali Müşavirlerin kazançları ise yıllık ortalama 28 bin 600 lira, aylık 2,383 liraya buluyor.

Tüm meslek grupları dikkate alındığında, ortalama yıllık kazancın 9 bin 969 lira, aylık kazancın da 830 lira olduğu gözleniyor.

Dış ticaret uzmanlarının sertifika sevinci

Odamız tarafından 2008 yılında Akdeniz Bölgesi Odaları ile işbirliği içerisinde kurulan "Avrupa İşletmeler Ağı Akdeniz Projesi" kapsamında gerçekleştirilen 'Dış Ticaret Uzmanı Yetiştirme Programı'nda başarılı olan kursiyerler setrifikalarını aldılar.

15 Şubat 2010'da başlayan ve iki ay süren, 'Dış Ticaret Uzmanı Yetiştirme Programı'nın sona ermesinden dolayı sertifika töreni düzenlendi. Meclis salonumuzda gerçekleşen törende konuşan Yönetim Kurulu Başkanımız Şaban Baş, programın Adana'nın dış ticaretinin daha da etkinleştirilmesinde yaşanan eleman açığının karşılanması amacıyla düzenlendiğini belirterek, "Dış ticaret firmalarında çalışan elemanların becerilerinin geliştirilmesi ve üniversite mezunu gençlerin dış ticaret alanında yetiştirilmesi en önemli hedefimiz. Odamız tarafından son yıllarda düzenlenen dış ticaret seminerlerine yoğun bir katılım yaşanmış ve şimdiye kadar binlerce dış ticaret elemanı eğitilmiştir. Bu yöndeki eğitim seminerlerimize katılım yönünde yoğun talepler yaşanmakta ve talebi karşılamak her zaman mümkün olmadığı için farklı periyotlarla eğitimler tekrarlanmaktadır. Dış ticaret seminerlerine yönelik yoğun talep, Adana'nın yakın gelecekte dış ticaret alanında etkin bir rol üstleneceğinin habercisi niteliğindedir" diye konuştu.

Konusunda uzman eğitimciler Gökhan Erol, Tayfun Tekat, Hüseyin Tekgüç'ün katıldığı 8 haftalık programda başarılı olan kursiyerlerin sertifikaları, Başkanımız Şaban Baş ve Genel Sekreterimiz Ahmet Nevruz tarafından verildi.