ATO Gazetesi
Gazete
Gazete Tarihi : 22 Mart 2010 Pazartesi Sayı : 2255 Haber Sayısı : 7
Odamızın KKTC ziyareti başarıyla tamamlandı (1)

Üyelerimizden oluşan kalabalık bir Ticaret Heyeti organizasyonu ile KKTC'de temaslarda bulunan Yönetim Kurulu Başkanımız Şaban Baş, "KKTC'yi nüfus bakımından küçük olsa da kalben büyük bir ülke olarak gördüklerini söyledi. Baş, Kıbrıs Türk halkının akılcı ve uzlaşmacı tutumu karşısında Rum tarafının Avrupa Birliği üyeliği kozuyla hem KKTC halkını, hem de KKTC'yi kullanarak, Türkiye'nin AB üyeliğini zora sokabilme çabasında olduğunu" ifade etti.

Küresel krizin olumsuz etkilerinin sona erdirilebilmesinin yolunun yeni pazarlara açılmaktan geçtiğine inanan Odamız Heyeti'nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne gerçekleştirdiği ziyaret, gerek KKTC Hükümeti, gerekse de iş çevrelerinin gösterdiği yoğun ilgi sonucunda başarıyla tamamlandı.

KKTC Başbakanı Derviş Eroğlu kabul etti

Yönetim Kurulu Başkanımız Şaban Baş Başkanlığındaki Adana Ticaret Heyeti'ni, Başbakanlık Şeref Salonu'nda kabul eden KKTC Başbakanı Derviş Eroğlu, güçlü ve ayakta duran bir ekonominin, devam eden Kıbrıs müzakerelerinde ellerinin güçlü olması bakımından da önemli olduğunu belirterek, ekonomik çalışmalarını bu yönde sürdürdüklerini söyledi.

Odamız ile Kıbrıs Türk Ticaret ve Sanayi odalarının işbirliğinin KKTC ekonomisinin gelişmesi için önemli olduğunu belirten Eroğlu, bu işbirliğinin devamını temenni etti. KKTC'nin ülkeye yaptığı ithalatının büyük bir kısmının Türkiye'den olduğuna işaret eden Eroğlu, ticaret ve sanayi odaları arasındaki işbirliğinin ekonomik açıdan önemli olduğunu kaydetti.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Nazım Çavuşoğlu

Adana Ticaret Odası Heyeti'nin KKTC ziyareti onuruna Golden Tulip Otel'de yemekli bir toplantı düzenleyen Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Nazım Çavuşoğlu da, yakın bir coğrafya ve benzer yaşam felsefesine sahip olan insanların iş ilişkilerini daha fazla geliştirmesi gerektiğine inandığını belirtti. İşbirliğinin gerek KKTC'nin ihtiyaçlarının karşılanmasında, gerekse de KKTC'de üretilen ürünlerin ihtiyaç fazlasının ihracının yapılmasında çok önemli olduğunu belirten Çavuşoğlu, bunun için üzerlerine düşen her şeyi yapmaya hazır ifade etti.

Ekonomi ve Enerji Bakanı

Yönetim Kurulu Başkanımız Şaban Baş başkanlığındaki Odamız heyeti Ekonomi ve Enerji Bakanı Sunat Atun'u da ziyaret etti. Ziyaret sırasında yaptığı konuşmada, uluslararası olumsuzluklar ve ambargoların yaşandığı bir süreçte küçük çaplı bir ekonominin gelişimi ve vatandaşlarına yüksek standartlarda bir hayat tarzı sunabilmesinin mümkün olmadığını belirten Sunat Altun, böylesine ziyaretler sürdüğü takdirde iki ülke ticaretinin önümüzdeki dönemde katlanarak büyüyeceğine inandığını vurguladı. Altun, "Biz yatırım ve işbirliği için ülkemize gelme düşüncesinde olan Adanalı yatırımcı ve işadamlarına her türlü güveni sunmaya ve destekte bulunmaya hazırız" dedi.

Sanayi Odası ziyareti Odamız heyeti KKTC'deki temasları kapsamında Kıbrıs Türk Sanayi Odası'nı da ziyaret ederek kapsamlı görüşmelerde bulundu. Ziyaret sırasında konuşan Sanayi Odası Başkanı Ali Çıralı, bu tür ziyaretlerin karşılıklı olarak devam etmesini istediklerini dile getirerek bire bir ilişkilerle ve yakın temasla ticaret hacminin karşılıklı olarak artırılabileceğine inandığını ifade etti, KKTC'de yüzde 50 oranında yatırım indirimi uygulandığını belirten Çıralı, marina, yat üretimi, turizm, sağlık, bilişim, yüksek öğretim ve tarım sektörlerinde yatırım imkanı bulunduğunu ifade etti.

Dönmezer, sunum yaptı Konuşmaların ardından KKTC Yatırım Geliştirme Ajansı (YAGA) Direktörü Ayşe Dönmezer'in, "KKTC'ye yabancı yatırımcı çekme, yerli iş adamlarıyla ortaklık ve ülkedeki yatırım olanaklarıyla ticaret? konulu sunumu gerçekleştirildi. KKTC'deki ekonomik büyüme oranlarını ve yaşanan duraklamayı anlatan Dönmezer, sabit sermaye yatırımları ve dış ticaret hakkında bilgi vererek, ihracatta en fazla payın süt ürünleri, narenciye ile patatesin olduğunu belirtti. KKTC'de reel sektörün, turizm, yüksek öğrenim sektörü ve inşaat ağırlıklı olduğunu belirten Dönmezer, küresel krizde alınabilecek tedbirlere örnekler verdi. Yatırım teşvik sistemi hakkında detaylı bilgi veren Dönmezer, yatırım fırsatları arasında, marina, yat üretimi, özel ilgi turizmi, sağlık turizmi, bilişim sektörü, yüksek öğrenim sektörü olanaklarının bulunduğunu söyledi.

Kıbrıs Türk Sanayi Odası'ndaki sunumun ardından KKTC'li yatırımcı ve işadamlarının da katıldığı heyetler arası toplantı düzenlendi ve bu toplantının ardından iki ülke işadamlarının kendi sektörleriyle ilgili olarak yaptıkları ikili görüşmelerde, yakın coğrafya arasında karşılıklı ticaret olanakları ele alındı.

Odamızın KKTC ziyareti başarıyla tamamlandı (2)

Ticaret Odası ziyareti

Odamız Heyeti, KKTC temasları kapsamında Kıbrıs Türk Ticaret Odası'nı da ziyaret ederek, Oda Başkanı Günay Çerkez ve Yönetim Kuruluyla üyeleriyle bir araya geldi ve yeni iş olanakları konusunda görüş alışverişinde bulundu. Ziyaret sırasında konuşan Kıbrıs Türk Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Günay Çerkez, Atatürk'ün, "Siyasi zaferler ekonomik zaferlerle taçlandırılmazsa bir mana ifade etmez" sözünü hatırlatarak, "Toplam nüfusu 290 bin olan KKTC'nin nüfusu geçici yerleşen ve öğrencilerle birlikte 400-450 bine ulaşmaktadır. 1 milyar 241 milyon dolar ithalat yapıyoruz ve bunun 841 milyon doları Türkiye ile gerçekleşiyor. İhracatımız ise yok denecek kadar az. Yani biz tüketici bir toplumuz. Bu nedenle Kıbrıslı işadamları olarak ana vatandaki işadamlarıyla her türlü işbirliğine hazırız. Önemli olan birliktelikleri ve iş ortaklıklarını ekonomik akılla geliştirmektir" dedi.

KKTC ekonomisinde yüksek öğretimin önemli bir yer tuttuğunu belirten Çerkez, "Halen altı üniversitemizde 40 bine yakın öğrenci bulunuyor. Bu öğrenciler KKTC ekonomisinin hareketlenmesinde önemli katkıda bulunuyorlar. İki yıl içerisinde İTÜ ve Çukurova Üniversitesi de KKTC'ye gelerek Hükümetimiz tarafından kendilerine tahsis edilen alanlarda eğitime başlayacaklar" diye konuştu

Heyetimiz daha sonra Kıbrıs Türk Ticaret Odası'nda KKTC'li işadamlarıyla iş görüşmeler yaptı ve onurlarına verilen resepsiyona katıldı.

Odamız Başkanı Şaban Baş'ın değerlendirmesi

KKTC temaslarının ardından konuyla ilgili bir açıklama yapan Yönetim Kurulu Başkanımız Şaban Baş, her iki ülke açısından son derece yararlı bir ziyaret gerçekleştirdiklerini belirtirken, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini, nüfus bakımından küçük olsa da; kalben büyük bir ülke olarak gördüğümüzden dolayı çok önemsiyoruz" dedi.

Heyette bulunan birçok işadamının kendi sektörlerinde iş bağlantısı yapmasının sevindirici olduğunu belirten Şaban Baş, buna rağmen bu ziyaretlerin çok kısa süre içerisinde rakamsal sonuç vermesinin beklenmemesi gerektiğini söyledi. Ziyaretin, ilişkilerin ileriye dönük olarak güçlü bir şekilde geliştirilebilmesi bakımından son derece yararlı olduğunu vurgulayan Şaban Baş sözlerini şöyle sürdürdü:

"Son 20 yıla baktığımızda Kıbrıs ile Adana ticaretinin 2000 yılına kadar yükseldiğini, sonra düşme trendine girdiğini, günümüzde ise maalesef 20 yıl öncesindeki rakamlara dönüldüğünü görüyoruz. Sadece son üç yılın verilerini değerlendirmek bile, bu konudaki karamsar gelişmeleri ortaya koyması bakımından yeterli olmaktadır. Adana'dan Kıbrıs'a yapılan ihracat 2007 yılında 35 milyon dolar seviyesinde iken, bu rakam 2008'de 32 milyon dolara, 2009'da ise büyük bir oranda gerileyerek 15 milyon dolara kadar düşmüştür. Bize düşen sadece Adana ile değil tüm Çukurova, hatta Doğu Akdeniz kentleriyle Kıbrıs arasındaki ticaretin artırılmasına dönük çalışmalar yapmaktır. Bu ticaret sırasında Kıbrıs'ı da sadece bizden mal alan değil, kendi ürettiği veya üçüncü ülkelerden aldığı malları resmi yollardan ihracat yaparak bize satabilen bir ülke konumunda görmek istiyoruz." Rum kesiminin AB'ye üye olmasıyla ortaya çıkan haksızlıklardan sadece Kıbrıs Türk halkının değil tüm Türk halkının etkilendiğini belirten Başkanımız Şaban Baş, Kıbrıs Türk halkının akılcı ve uzlaşmacı tutumu karşısında Rum tarafının AB üyeliği kozuyla hem KKTC halkını, hem de KKTC'yi kullanarak Türkiye'nin AB üyeliğini zora soktuğunu ifade etti.

Taşköprü tek yönlü olarak trafiğe açılsın

Odamız, köprülü kavşak çalışmaları nedeniyle kent içi trafiğin alt üst olduğu Adana'da soruna çözüm yaratılabilmesi bakımından şehrin iki yakasını birbirine bağlayan tarihi Taşköprü'nün trafiğe açılmasının kaçınılmaz duruma geldiğini bildirdi. Yönetim Kurulumuz adına, Başkanımız Şaban Baş imzasıyla yapılan açıklamada, Karayolları Genel Müdürlüğü'nce, D-400 karayolu Müze Kavşağı, Dörtyol-Havaalanı istikametinde yapımı sürdürülen alt geçit çalışmaları nedeniyle özellikle sabah ve akşam saatlerinde kent içi trafiğinde kilitlenme yaşandığı, bu durumun yüzbinlerce vatandaşı mağdur durumda bıraktığı kaydedildi.

Tarihi Taşköprü'nün köprülü kavşak yapımlarının tamamlanmasına kadarki dönemde, geçici de olsa tek yönlü trafiğe açılmasıyla soruna önemli oranda çözüm getirilerek trafikteki tıkanıklıkların önlenebileceği savunulan Odamız açıklamasında daha sonra şu görüşlere yer verildi:

?Bilindiği gibi dünyanın kullanılabilen en eski köprülerinden birisi olan tarihi Taşköprü 2007 yılında tamamlanan restorasyon çalışmalarına kadar araç trafiğine açık durumdaydı. Restorasyonun tamamlanmasının ardından ise araç geçişlerine kapatılarak sadece yaya trafiğine açılmıştır. O günlerin şartları içerisinde bu durum kent içi trafiğinin artışında önemli bir sorun yaratmamıştır. Ancak içerisinde bulunduğumuz şu günlerde köprülü kavşak inşaatlarına başlanacağı gerekçesiyle D-400 karayolunun kısmen de olsa trafiğe kapatılmasıyla Adana trafiği tam anlamıyla altüst olmuştur. Konuyla ilgili olarak görüştüğümüz yetkililerin köprülü kavşak yapımlarının altı aylık bir süreçte bitirileceğini belirtmelerine rağmen, bu konuda henüz bir hareketlenme bile görülmemesi nedeniyle, karayolunun kapalı kalma süresinin çok daha uzun sürebileceğinin tedirginliğini yaşıyoruz. Öte yandan bu durum sadece kent içi trafiğini kilitlemekle kalmamakta; ticari hayata da olumsuz yansımalarda bulunmaktadır. Bu durumda Adana'nın iki merkez ilçesini Seyhan Nehri üzerinden kent merkezine bağlayan tarihi Taşköprü'nün yeniden ulaşıma açılması kaçınılmaz bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır. Restorasyon çalışmalarıyla birlikte Köprünün tam bir onarımdan geçirilmesinin yanında, ayaklarının da güçlendirilmiş olması dolayısıyla köprü üzerinde yeniden başlatılacak bir araç trafiğinin herhangi bir sorun yaratmayacağını düşünüyoruz. Ulaşım Koordinasyon Merkezi'nin (UKOME) bu konuda kamuoyundan gelen talepleri dikkate alarak köprünün Yüreğir ilçesinden Seyhan ilçesine doğru olmak üzere tek yönlü olarak trafiğe açılması konusunda sağduyulu bir karar almasını bekliyoruz.?

MERKEZ PARK GEÇİŞLERİ ÜCRETSİZ OLSUN

D 400 karayolunun trafiğe kapanması nedeniyle şehir merkezi ile çevre yolu bağlantısında da sorunlar yaşandığını, bu konudaki tek geçiş noktasını ise Merkez Park altındaki otoparkın oluşturduğunu kaydeden Baş, sözlerini şöyle sürdürdü:

?Bu konudaki çözüm aslında son derece basit. Merkez Park otoparkı şehrin diğer yanına geçmek isteyen araçlar için yeraltından bir geçiş noktası olması dolayısıyla son derece önemli bir alternatif oluşturmaktadır. Vatandaşlar buradan yönlendirildiği takdirde halen geçiş için kullanılan ana caddelerdeki yığılmalar da önlenecek, şehir içi tarafiğinde önemli rahatlamalar sağlanabilecektir. Ancak şu anda otoparkı geçiş noktası olarak kullanmak isteyen vatandaşlardan sanki otoparktan yararlanıyormuşçasına her geçiş için bir lira alınmaktadır. Sorunun otoparkı sadece şehrin diğer yanına ara bağlantı yolu olarak değerlendirmek isteyen araçlardan ücret alınmamasıyla çözümlenebileceği kanısındayız. Adana Valiliği ve Büyükşehir Belediyesi'nden sorunun bu şekilde de çözümüne yönelik girişimlerde bulunarak, şehir içi trafiğinin iki yönlü olarak açılmasına katkıda bulunmalarını bekliyoruz."

Taşköprü: Dünyanın en ensi köprüsü

Roma İmparatoru Hadrianus zamanında, Mimar Auxentus'e yaptırılan ve Bizans İmparatoru Justinianos döneminde de yenilenen tarihi Taşköprü, yaklaşık 2000 yıla ulaşan tarihiyle dünyanın halen kullanılabilen en eski köprüsü unvanına sahip. Köprüde tarihsel süreç içerisindeki en büyük değişikliğin Osmanlı Padişahı Abdülmecit zamanında yapıldığı biliniyor. Abdülmecit döneminde, köprünün ilk haliyle 4,5 metre olan genişliği, 8.70 metreye çıkarılmış. Köprünün ikinci kemerinde bulunan Osmanlı Tuğrası bu durumun kanatı olarak gösteriliyor.

Seyhan Nehri üzerinde kurulu olan ve 14 kemeri bulunan (Aslı 21 gözlü olan köprü, Seyhan Nehri'nin ıslahı sırasında 7 gözünün toprak altında kalmasıyla 14 gözlü olarak hizmet veriyor) 8.70 metre eninde ve toplam 291 metre uzunluğundaki köprü, Seyhan'la Yüreğir'i birbirine bağlıyor. 2005-2007 yılları arasında Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından 1 milyon 612 bin TL harcamayla restore edilerek araç trafiğine kapatılmıştı. Halen sadece yayaların kullanımına açılan köprüde zaman zaman kültürel etkinlikler de düzenleniyor.

Odamız'dan Kanadalı işadamlarına yatırım daveti

Kanadalı işadamlarının Çukurova'da yatırım yapmaları konusunda son derece olumlu şartların bulunduğunu söyleyen Yönetim Kurulu Başkanımız Şaban Baş, bölgenin Ortadoğu ve Afrika ülkelerine açılmak isteyen yatırımcılar açısından da büyük fırsatlar sunduğunu söyledi.

Yatırım olanaklarının araştırılması amacıyla geldiği Adana'da, Odamızı ziyaret eden Kanada Büyükelçisi Mark Bailey, Yönetim Kurulu Başkanımız Şaban Baş ile Çukurova'nın yatırım ve ticaret imkanlarıyla ilgili görüş alışverişinde bulundu.

Çukurova'nın ekonomik potansiyelinin ve yatırım imkanlarının tanıtımına ilişkin Odamız sunumunun ardından konuşan Büyükelçi Mark Bailay, ülkesinin ekonomik yapısına ilişkin bilgiler verdi. Türkiye ile ülkesinin ticari ilişkilerinin olması gereken potansiyelin oldukça altında bulunduğunu söyleyen Büyükelçi Bailay, Kanadalı işadamlarının Adana'daki ekonomik potansiyeli keşfetmeleriyle ticaretin katlanabileceğini kaydetti. Adana'daki incelemelerini de bu kapsamda gerçekleştirdiğini kaydeden Mark Bailay şunları söyledi:

"Adana'nın jeopolitik bakımdan büyük öneme sahip olduğu ortada. Türkiye'de uygun iş ortakları ve iş imkanları arayan Kanada firmaları, Adana üzerinden Ortadoğu ve Afrika pazarlarına açılma olanağı da bulabilirler. Bu anlamda elverişli avantajlar sunan bölgenizin potansiyelinin değerlendirilebilmesine yönelik çalışmalarımızın sonuç vereceğine inanıyorum. Adana'da işbirliği yapabileceğimiz çok önemli konular var. Üretimde yüksek teknolojinin kullanılması, enerji, madencilik ve iletişim sektörleri bunlardan ilk aklıma gelenler. Ticaretin gelişmemesinin temel etkeninin iki ülkenin birbirlerini yeterince tanımamasının oluşturduğuna inanıyorum. Görevimiz bu eksikliğin tamamlanmasına yönelik olmalıdır. Her iki ülke için de ortak menfaatlerin geliştirilmesini sağlamamız gerektiği düşüncesindeyim" dedi.

Büyükelçi Mark Bailay, iki ülke firmalarının Kanada'da veya Türkiye'de, hatta üçüncü ülkelerde ortak yatırım ve ticaret yapabileceklerini bildirerek, "Önümüzdeki dönemde iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin çok yönlü olarak gelişeceğine inanıyorum. Çünkü bu konuya büyük önem veriyoruz. Bu düşünce doğrultusundaki hedeflerimize ulaşılabilmesi bakımından üzerimize düşen tüm görev ve sorumlulukları yerine getirmeye hazır olduğumuzu özellikle vurgulamak istiyorum" diye konuştu.

Yönetim Kurulu Başkanımız Şaban Baş da Büyükelçi Bailay'a, kuruluş hazırlıkları sürdürülen havacılık şirketi konusunda bilgi verdi ve Kanadalı işadamlarını gerek ortaklık, gerekse de uçak temini suretiyle bu oluşumun içerisinde yer almaya davet etti. Bu ziyareti, son yıllarda gerileyen bir grafik izleyen iki ülke arasındaki ticaretin gelişmesi yönünde iyi bir adım olarak değerlendirdiklerini bildiren Baş, Adana ve Çukurova'nın yatırım ve ticaret bakımından avantajlarını şöyle anlattı:

"Günümüz küresel ticaretinde rekabet şartları gün geçtikçe ağırlaştığından, ülkeler arasındaki küresel ve bölgesel işbirlikleri giderek daha da artan bir önem kazanmaktadır. 2006 yılında Financial Times Dergisi tarafından Avrupa'nın yatırım ortamı bakımından en iyi bölgesi seçilen Adana, Bakü-Tiflis-Ceyhan Projesi'nin devreye girmesiyle özellikle enerji sektöründe ciddi bir güç oluşturacaktır. Geleceğin petrol ve enerjide olduğu bilinmektedir. Bu bakımdan Adana bir enerji koridoru olarak gelecekte tüm dünyada adından söz ettirecektir. Yumurtalık Serbest Bölgesi'nde başta rafineri olmak üzere çok sayıda yatırımın hazırlığı yapılıyor. Kanadalı işadamlarını da yatırımlarıyla bölgemizde görmek istiyoruz. Adana ve Çukurova, deniz, hava ve karayolu ulaşımı bakımından son derece uygun bir coğrafyada yer almakta, organize sanayi ve serbest bölgeleriyle yerli ve yabancı yatırımcılara Ortadoğu ve Afrika pazarlarına açılım imkanı da sağlayan, yatırım bakımından önemli fırsatlar sunmaktadır. Bu kapsamda bizler de sizler gibi iki ülke arasındaki ilişkilerin artmasının sağlanması konusunda üzerimize düşen tüm görevleri yerine getirebilme kararlılığındayız."

Odamız ile Eurobank Tekfen protokol imzaladı

Küresel ekonomik krizin etkilerini sürdürdüğü bir dönemde üyelerinin sorunlarına çözüm üretmeyi hedefleyen Odamız ile Eurobank Tekfen arasında imzalanan protokolle Adana firmalarına uygun faiz ve ödeme koşullarında kredi imkanı sağlandı.
Konuyla ilgili olarak hazırlanan protokol, Eurobank Tekfen Adana Şube Müdürü Gazi Özgür Yılmaz, İşletme Bankacılığı Yönetmeni Sercan Şimşekyılmaz, Ticari Bankacılık Yetkilisi Mehmet Oflaz ile Odamız Yönetim Kurulu Başkanı Şaban Baş ve Genel Sekreterimiz Ahmet Nevruz tarafından imzalanarak yürürlüğe girdi.

İmzalanan kredi çerçeve anlaşmasına göre, Eurobank Tekfen'in, "Taksitli Ticari Kredi, Kısa Vadeli İşletme Kredisi (Rotatif), Kredili Mevduat Hesabı ve Gayrinakdi Kredi (Teminat Mektubu) imkanlarından Adana Ticaret Odası üyelerinin en avantajlı şekilde yararlanmaları sağlanacak.

Protokol imza töreninde konuşan Odamız Yönetim Kurulu Başkanı Şaban Baş, üyelerinin ulusal ve uluslararası ölçekte yaşanan ekonomik gelişmeler ve bunlardan kaynaklanan sorunlar karşısında daha dirençli durmaları için çözüm üretebilme çabasında oldukları bir dönemde Adana iş dünyasına böylesine önemli bir kredi imkanı yaratılmasından dolayı Eurobank Tekfen yetkililerine teşekkür etti. İmzalanan protokolün öneminin, içerisinde bulunulan ekonomik kriz ortamında esnaf, tüccar ve sanayicilerin ciddi anlamda nakit sıkıntısı yaşadıkları düşünüldüğünde daha iyi anlaşılabileceğini kaydeden Baş, "Eurobank Tekfen ile imzaladığımız bu protokolü Türkiye'nin kalkınmasına ve sanayileşmesine katkı sağlayabilecek örnek bir uygulama olarak gördüğümü belirtmek istiyorum" dedi.

Eurobank Tekfen Adana Şube Müdürü Gazi Özgür Yılmaz da, bu protokolle KOBİ'lerin finansman ihtiyacını karşılamayı hedeflediklerini söyledi. Kredi talebinde bulunacak olan firmaların Adana Ticaret Odası'na üye olduklarına dair yazılı belge ile Eurobank Tekfen'e başvurabileceklerini belirten Yılmaz, "Krediye uygulanacak faiz oranı Banka'nın aynı vadedeki Taksitli Ticari Kredilere uyguladığı aylık faiz oranının altında olacaktır. Kredi uygulamasından yararlanmak isteyen Adana Ticaret Odası üyeleri, Eurobank Tekfen Adana Şubemize başvurdukları takdirde kendilerine konuyla ilgili kapsamlı bilgiler verilecek ve kredi uygulamasından yararlanabilmeleri konusunda gerekli kolaylıklar sağlanacaktır" dedi.

Kişisel hırslar uğruna Adana'nın geleceği karartılmasın

Yönetim Kurulu Başkanımız Şaban Baş, Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak ve Meclis Üyesi Mustafa Tuncel arasında yaşanan 'Rüşvet ve Rant Polemiği'nin; adliye haberlerinden dolayı imaj sıkıntısı yaşayan Adana'yı daha da geriye götürdüğünü savunarak, "Büyükşehir Belediye Meclisi'nin toplandığı tiyatro salonu, tiyatro yapılan yer olarak kalsın. Rüşvet ve rant gibi ağır iddialar direkt yargıya taşınmalı ve sonucuna katlanılmalıdır" dedi. Bir dönem televizyonların yanı sıra ulusal gazetelerin üçüncü sayfalarını Adliye haberleriyle işgal eden, Bakü-Tiflis-Ceyhan, Yumurtalık Serbest Bölgesi ve milyar dolarlık yatırımların gündeme gelmesiyle "Kötü imaj" sorununu geride bırakmaya çalışan Adana, Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak ve Meclis Üyesi Mustafa Tuncel arasındaki "Rüşvet ve rant" iddialarıyla tekrar başa döndü.

Odamız Başkanı Şaban Baş, Türkiye'nin en önemli metropollerinden biri olan Adana'nın ve yönetiminde yer alan sıfatı ne olursa olsun herkesin sağduyulu davranması gerektiğini söyledi. Kent ekonomisinin dış pazarlara açılması, yeni yabancı yatırımcıları bölgemize çekerek işsizliğin ortadan kaldırılmasına yönelik çabaların en üst seviyeye çıktığı bir ortamda yaşanan polemiklerin, "Kişisel kavga" olarak algılanamayacağına işaret eden Başkanımız Şaban Baş açıklamasında şu görüşlere yer verdi:

Yakın zamana kadar Adana'nın ulusal basında periyodik olarak yer almasının ilk iki sebebi, adliye koridorlarında yaşanan arbede görüntüleri ve bir de, her ayın ortasında Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan -İşsizlik Şampiyonluğu sıralamasındaki- liderlik yarışıydı. Bu imajın silinmesi için tüm kurum ve kuruluşların yoğun bir çaba harcadığı, yer yer de başarılı olduğu bir dönemde yaşanan Durak-Tuncel vakası, tüm çabaların boşa çıkmasına neden olmuştur. Adana; deprem, sel gibi doğal afet hariç iki yıllık süreçte yer alabileceği -ulusal basında haber olma kotasını- bir haftada aşmıştır. Bu tartışmaların Adana'nın kent imajına verdiği zarar bir yana, kimseye yarar da sağlamayacaktır. Eğer Büyükşehir Belediyesi'nde rüşvet ve rant sağlanması gibi suçlar işleniyorsa bunların çözümleneceği tek nokta yargıdır. Ağır suçlamaların yer aldığı karşılıklı açıklamaların bu şekilde sürmesi, Büyükşehir Belediye Meclis'inin toplandığı Tiyatro Salonu'nu, -Tiraji komik- oyunun sergilendiği arenaya döndürecek ve seyirci kitlesi de sadece Adana ile sınırlı kalmayacak, bütün Türkiye olacaktır. Başkanımız Şaban Baş, son tartışmaların Adana'ya yatırım düşüncesinde olan yerli ve yabancı yatırımcıları olumsuz etkileyebileceğini de vurgularken, "Kimsenin Adana'ya ve kent imajına zarar vermeye hakkı yok. Elbette ki, rüşvet iddialarının ulusal televizyon ve gazetelerde boy boy yer aldığı bir kente kimse yatırım yapmak istemez. Bu polemik, Adana'nın geleceğini de olumsuz etkiliyor" diye konuştu.

DHL Express hizmet ağını genişletiyor

Dünyanın 220 ülkesindeki, 300 bini aşkın çalışanıyla lojistik ve taşımacılık sektöründe dünya devi olan, bunun yanında iklim koruma, afet yönetimi ve eğitim alanında birçok sosyal sorumluluk projesine de imza atan DHL Express, gücünü ve kalitesini artıracak yeni yatırımlara hazırlanıyor.

DHL Express'in, Adana, Mersin, Hatay ve Kıbrıs'a hizmet veren "Adana Hizmet Merkezi" tarafından düzenlenen bir toplantıda, geçmiş dönemlerde gerçekleştirilen faaliyetler ve önümüzdeki dönemdeki hedeflere yönelik bilgi verdi. Adana Valisi İlhan Atış, Yönetim Kurulu Başkanımız Şaban Baş, DHL İcra Kurulu Başkanı Reha Ören'in yanı sıra DHL'nin Adana, Mersin, Hatay ve Kıbrıs'taki kurumsal müşterilerinin katıldıkları toplantıda, taşımacılığın ekonominin gelişimine son derece önemli katkılarda bulunduğu vurgulandı.

Konuşmasında 2012 yılına kadar Adana'da 3 milyar dolar tutarında petro-kimya yatırımının yapılacağını belirten Adana Valisi İlhan Atış, "Bu kadar büyük yatırımlara hazırlanan bir bölgede gerçekleşecek üretimin, uluslararası pazarlara ulaştırılabilmesi bakımından DHL'nin önemli katkılarda bulunacağına inanıyorum" dedi.

Yönetim Kurulu Başkanımız Şaban Baş da, günümüzde üretim, istihdam, kalite ve pazar gibi bir çok unsura çözüm modelleri geliştiren firmaların, ürünün talep edilen pazarlara nasıl ulaştırılacağı konusunda zaman zaman sıkıntılarla karşılaştıklarını hatırlattı. DHL'nin hızlı ve güvenli hizmetlerinden yararlanan firmaların bu konudaki sorunları rahatlıkla aşabildiklerine değinen Şaban Baş, "Hızla küçülen dünya, ürün tesliminin mümkün olabilecek en kısa sürede yapılmasını gerektiriyor. Aynı ürünün teslim tarihindeki bir kaç günlük opsiyon bile o ürünün pazar payını yitirmesine yol açabiliyor. İşte DHL bu konuda iş dünyasına sonsuz fırsatlar sunmaktadır. Dünyanın en büyük uluslararası lojistik ve kargo firması olan DHL, performansı ve güvenilirliği ile kendisini fazlasıyla kanıtlamıştır. DHL, ülkesine döviz kazandırmak, istihdam ve katma değer yaratmak için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan ve her türlü riski alan, iş dünyasının en güvenilir çözüm ortağıdır" diye konuştu.

DHL İcra Kurulu Başkanı Reha Ören de, "Hız ve güvenliğin simgesi ve sektör lideri olan DHL Express, Türkiye'nin tarım ve sanayi üretiminin bileşimini en iyi örnekleyen bölge olan Akdeniz Bölgesi'nde, tekstil, gıda, demir-çelik ve inşaat başta olmak üzere tüm sektörlerin gönderilerini alıcılarına zamanında ve güvenli bir şekilde ulaştırmaktadır. Değişen müşteri taleplerine göre kendisini sürekli yenileyen DHL Express olarak müşterilerimize daha iyi hizmet için yatırımlarımızı aralıksız sürdürüyoruz"dedi.

Adana Park Zirve Tesisleri'nde düzenlenen gecenin sponsorluğunu üstlenen Vodafone Türkiye'nin Kurumsal Ticari Pazarlama Müdürü Mert Işıklı da, Vodafone'un mobil iletişimde sunduğu kurumsal ürün ve çözümlerini DHL Express'in kurumsal müşterilerine tanıttı. Toplantının ardından DHL İcra Kurulu Başkanı Reha Ören tarafından Adana Valisi İlhan Atış'a, DHL'nin sembolik uçağının bir maketi takdim edildi.