ATO Gazetesi
Gazete
Gazete Tarihi : 21 Ocak 2008 Pazartesi Sayı : 2157 Haber Sayısı : 10
Çukurova kültür reformu yaşıyor

Adana'da 130 yayınevinin katıldığı ''Çukurova Kitap" ve "Eğitim Fuarı'' TÜYAP Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi'nde eşzamanlı olarak açıldı.
TÜYAP ve Türkiye Yayıncılar Birliği tarafından organize edilen "Çukurova Kitap" ve "Eğitim Fuarı"nın açılış töreninde konuşan TÜYAP Kültür Fuarları Genel Koordinatörü Deniz Kavukçuoğlu, “Bu fuarın çok görkemli geçeceğine inanıyoruz. Fuar açılmadan önce 170 bin kişinin buraya geleceğini düşünüyorduk. Ama bugün gösterilen ilgi bu rakamın kat kat üstüne çıkılacağını gösteriyor. Katılımcı sayısının ilerleyen yıllarda daha fazla olmasını hedefliyoruz" dedi.

TÜYAP Kitap Fuarları Danışma Kurulu Başkanı Doğan Hızlan da, Türkiye'nin sanat ve kitapla yüceleşeceğini belirterek, "Kitabın olduğu bir mekanda bu kalabalığı ve devletin bütün makamlarından insanları burada görmek beni çok mutlu etti. Çünkü ben Türkiye coğrafyasındaki herkesi ancak kitapla sanatla bütünleştiriyorum. Dünyaya kendini böyle tanıtacağı inancındayım. Adana'da kitabın ekseninde bu seçkin topluluğu, böyle bir kalabalığı görmek şahsımı çok mutlu etti" diye konuştu.
İlk günden beri her kitap fuarında bulunduğunu vurgulayan Hızlan şöyle devam etti:
"Kitap fuarları, Türkiye'nin geleceği olan bilinçli kuşaklar yetişmesi konusunda beni umutlandırıyor. Her şehrin başka başka özellikleri, yetiştirdiği büyük insanlar vardır. Adana toprağı sadece fiziksel verimiyle değil, yetiştirdiği büyük edebiyatçılar ve sanat adamlarıyla da ün salmıştır. Birçok büyük yazarın biyografisinde bu kentin adı vardır. Birinin romanı vardır, birinin filmi vardır ama hepsi buranın adamıdır. Kent olarak Adana şanslıdır. Edebiyatçıların, rejisörlerin anlattığı bir kenti anlamak da kolaydır, anlatmak da. Bu bakımdan kitaba ilginin birçok kentten daha yoğun olacağı kanısındayım."

Okurların birçok kitabı okuduğunu ancak kitabı yazan kişilerle tanışmasının başka bir anlamı olduğunu vurgulayan Hızlan, "Ama okuyucuların en büyük mutluluklarından biri de onu yazan kişilerle karşılaşıp, sohbet etmek, kitabını okurken aklına takılan soruların yanıtını bulmak. Bu nedenle yazarlarla ilgili söyleşi, panel ve diğer etkinliklerin de yoğun ilgi göreceği düşüncesindeyim. Kitap fuarının en büyük özelliklerinden biri de sevdiğiniz tüm kitapları bir arada görme imkanı sağlamasıdır. Fuarı gezenler hem sevdikleri yazarlarla karşılaşacak, ayrıca da yeni isimler, yazarlar tanıyacak, tüm kitapları inceleme imkanı bulacak. Yunus Emre'nin çok sevdiğim bir sözü var, der ki: 'Her dem yeni doğarız'. Her dem doğmamızı sağlayan kitaplardır, sanattır. İşte burası da bunun mekanıdır. Dileğim ilk olan güzelliğin geliştirilerek, yarınlara taşınması" şeklinde konuştu.

Adana Valisi İlhan Atış ise, Türk insanın kitap okuduğunu ancak kitaplar pahalı olduğu için bir kişinin aldığı kitabı çok sayıda kişinin okuduğunu söyledi. Atış, Adana'nın bereketli toprağın renklerini taşıyan bir il olduğunu belirterek, "Adana çok yazarı, çizeri, sanatkarı, tiyatrocusu ve okuyanı olan bir yer. Ben sizleri 'Yaşar Kemal'in memleketine hoş geldiniz diyerek karşılamak istiyorum. Her kitap, hatta her kitabın her satırı ayrı bir dünya. Türk insanı okumayı seviyor. 'Türk insanı okumuyor' dendiğinde belki kitap satışlarına bakılıyor ama kitaplar pahalı olduğundan satılmıyor olabilir. Fakat bizim halkımız ödünç alarak yine okur. Bir kitap yüz kişi tarafından okunuyor. Okuyarak Atatürk'ün çizdiği yolda ilerledik ve okumaya devam edeceğiz. Fuara özel servislerle öğrenciler taşınacak, burası devamlı dolu olacak, gelen insanlara yetmeyecek bu mekan" dedi.

Konuşmaların ardından fuarın açılışı gerçekleştirildi. Açılıştan sonra misafirler fuarı gezdi. Daha sonra Vali İlhan Atış ile Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak kitap şeklindeki pastayı kesti. Fuar açılışına, Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Alper Akınoğlu, TÜYAP Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Ünal ve çok sayıda yazar katıldı.

Türkiye Yayıncılar Birliğinin de katkılarıyla organize edilen ve 124 yayınevinin katıldığı 6 günlük fuarda söyleşi, panel, şiir dinletisi gibi 63 etkinlik düzenlenirken, imza günlerinde 300'e yakın yazar, okuyucularıyla buluştu.

Sağlık Merkezi yaptırıyoruz

Güney Yıldızı'na, Odamız tarafından Büyükşehir Belediyesi’nin tahsis ettiği arazi üzerinde yaptırılacak Sağlık Merkezi ile ilgili protokol, Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak ve Yönetim Kurulu Başkanımız Şaban Baş arasında imzalandı.
Protokol imza töreninde yaptığı konuşmada, Odamız tarafından yaptırılacak Sağlık Merkezi’nin Akdeniz Anemisi hastalarına yönelik hizmet vereceğini ifade eden Başkan Durak, “Akdeniz Anemisi hastalığı, özellikle kentin Güney kesiminde oturan vatandaşlarımızda sıkça görülmektedir. Bu nedenle Adana Ticaret Odası tarafından inşa edilecek sağlık merkezinin o bölgede yapılmasının daha uygun olduğuna karar verdik” şeklinde konuştu.

Sağlık Merkezi'nin işletmesinin Sağlık İl Müdürlüğü veya Çukurova Üniversitesi'nin tarafından yapılacağını belirten Başkanımız Şaban Baş da, “Odamız taşıdığı sorumluluk duygusuyla kentin sorunlarına eğilmekte ve çözüm getirmeye çalışmaktadır. Adana’nın en büyük sorunlarının sağlık ve eğitim alanında yoğunlaştığı bir gerçektir. Bu nedenle Adana Ticaret Odası olarak 2008 yılında sağlık ve eğitim alanında yaşanan sorunların çözümüne bir parça da olsa katkıda bulunma kararlılığındayız” dedi.

“Adana sokaklarında seyyar satıcı kalmayacak”

Vali İlhan Atış, ''Adana sokaklarında seyyar satıcı kalmayacak'' dedi.

Atış, valilik toplantı salonunda, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak ile birlikte düzenlediği basın toplantısında, yaklaşık 2 aydır büyükşehir ve ilçe belediyelerle işbirliği içinde yürütülen çalışmalarda, 551 seyyar esnafa kapalı semt pazarında yer tahsis edildiğini, 60 kişiye daha yer verileceğini söyledi. Atış, ''Adana sokaklarında seyyar satıcı kalmayacak, ancak bir aileden 6 kişi başvuru yapıyor. Aynı zamanda 13-14-15 yaşlarında çocuklar da yer almak için başvuru yapıyor. Bunlara yer veremeyiz. Bir aileden en fazla iki veya üç kişiye yer verebiliriz'' dedi.

Cadde, sokak ve kaldırımların mutlaka seyyar satıcılardan temizleneceğini ve mücadelenin sonunu kadar süreceğini vurgulayan Atış, Adana'nın çağdaş bir görünüme kavuşması için yollara kurulan pazarların da ortadan kalkması gerektiğini bu nedenle 7 tane kapalı semt pazarı yapılması için çalışmaların başladığını kaydetti.

Durak da 4 yıl önce ilçe belediyeleri ile toplantı yaptığını ve belediyelerin seyyar sorununu çözmek için söz verdiğini anımsatarak, ''Bazı haberlerde ilçe belediyeleri ile büyükşehir belediyesi arasında sorun varmış gibi gösteriliyor. Öyle bir şey yok. Ben onların başarılı olması için mücadele ediyorum. Çünkü birimizin başarısı hepimizin başarısı. Umarım bu mücadele sonunda Adana'da bir İskenderun, Tarsus, Keçiören gibi seyyar satıcılardan kurtulur'' diye konuştu.

ADANA’YA MOBESE SİSTEMİ GELİYOR
Atış, Adana'da kent güvenliğinin sağlanması amacıyla Mobil Elektronik Sistem Entegrasyonu (MOBESE) sisteminin kurulacağını da bildirildi. Kentin çeşitli noktalarına 347 MOBESE kamerası kurulacağını belirten Atış, sistemin hayata geçirilmesi için çeşitli firmalarla görüşmelerin sürdüğünü ve son aşamaya geldiğini söyledi.

Adana’nın ‘‘Zirvedeki Firmaları’’

Dünya Gazetesi'nin 70 ilden 210 şirketin seçildiği, “Anadolu'nun Zirveye Çıkan Şirketleri” 2007 yılı değerlendirmesi listesine Adana'dan girmeyi başaran Güney Çelik Hasır, Abdioğulları ve Bürosan firmalarının yetkilileri sonucu sevinçle karşıladıklarını bildirdiler.

Ekonominin objektif kriterlerinin temel alındığı değerlendirmede, firmaların 2007 yılındaki yatırım, üretim ve ihracat unsurlarının yanı sıra katma değer yaratma ölçütlerinin de gözetildiği bildirildi. 2007 yılında ekonomik alanda yaşanan sorun ve sıkıntılara rağmen, üstün performans gösteren firmaların oldukça uzun süren titiz bir çalışmanın ardından belirlendiği kaydedilen değerlendirmenin, işletmeleri bir sonraki yıl için motive etmeyi ve ülke ekonomik hayatına katkıda bulunmayı da amaçladığı bildirildi.

Öte yandan geçtiğimiz yıldaki başarılı çalışmalarıyla listeye giren Güney Çelik Hasır, Abdioğulları ve Bürosan firmalarını kutlayan Yönetim Kurulu Başkanımız Şaban Baş, bu tür teşviklerin artması dileğinde bulundu.

İşadamı ve sanayicilerin ekonominin genel sorunları altında güçlükle faaliyette bulundukları bir dönemde böylesine bir değerlendirmenin manevi anlamda son derece önemli olduğunu ve işletmeleri yeni başarılara ulaşalabilmesi konusunda heyecanlandırdığını kaydeden Baş, “Firmalarımızın şimdiye kadar sadece vergi veya ihracat rekortmeni olması esasına göre ödüllendirildiği düşünüldüğünde, böyle bir değerlendirmenin özellikle küçük ölçekli firmalarımızın motivasyonu bakımından son derece anlamlı ve önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

2007 yılında Adana'dan zirveye çıkan firmaların yetkilileri ise Adana Ticaret Odası Gazetesi'ne konuyla ilgili olarak yaptıkları açıklamalarda şu görüşleri dile getirdiler.

GÜNEY ÇELİK HASIR: Genel Müdür A. Ferhat Akgüngör, “Başarılarındaki temel sırrın çok çalışmaya değil, doğru çalışmaya dayandığını” söyledi. Güney Çelik Hasır'ın kurulduğu 1993 yılından bu yana, tüm yetkililerinin tecrübelerini paylaşmanın yanı sıra, fikir birliği ve paylaşımcılığı esas edindiklerini belirten Akgüngör, “Sonuç olarak bilgiler saklanmayıp paylaşıldı, sorunlar paylaşılarak azaldı ama mutluluklarımız çoğaldı. Hedeflerimiz kesin hatlarla belirlenip şirket içi çalışmaların ölçülebilir olması sağlandı. Yeni yatırımlarda en az yüzde 60 ihracat yapılabilecek, insana ve çevreye zarar vermeyen konuları değerlendiriyoruz. Firmamız son bir yıl içinde büyük oranda hedeflerini tutturmuş olup, satış miktarını yüzde 42 , ihracat tutarını yüzde 142, istihdam oranını yüzde 34 artırarak yurt dışında yaklaşık 50 ülkeye ihracat yapmaktadır. Şu anda ihracatının yüzde 60'ını AB ülkelerine yapması ayrı bir gururdur. Başarımızın gerçek mimarları özveri ile çalışan tüm mesai arkadaşlarımızdır” dedi.

ABDİOĞULLARI: Abdioğulları Plastik ve Ambalaj Sanayi A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütçü sanayiciliğe 1996 yılında başladıklarını, son iki yılda ise tipik aile şirketi kimliğini bir yana bırakarak kurumsallığa yöneldiklerini vurgularken, “Abdioğulları olarak başarımızın temelinde, ürün çeşidimizi her yıl daha da genişleterek ihracat yoluyla Avrupa ülkelerinin pazarlarına girebilmemiz oluşturmaktadır. Teknolojimizi sürekli yenileyerek çağdaş üretim tekniklerini işletmelerimize uygulamamız başarımızın bir diğer önemli etkeni durumunda. Bunları uyguladıktan sonra zaten başarı da kendiliğinden geliyor” diye konuştu.

BÜROSAN: Yönetim Kurulu Başkanı Murat Dilme, kuruluş hikayesi 35 yıl öncesine uzanan Bürosan'ın aradan geçen süreçte yatırımlar ve doğru hizmet stratejileriyle sektörde lider marka olmayı başardığını söyledi. Bürosan'ın başarı öyküsünün altında kalite anlayışı, müşteri memnuniyeti ve hedeflerinin yer aldığını belirten Dilme, “Ürün kalitesinde müşterilerimizin beklentileri doğrultusunda çıtayı sürekli yükselterek bir dünya markası olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz. Müşteri memnuniyetini, fark yaratmak, rakiplerin önünde yer almak ve büyümek için en önemli ilke edindik. Tüm müşterilerimizin, kaliteli hizmet alma hakkına sahip olduğuna inandık. Yaptığımız işin en iyisini yapma felsefesi doğrultusunda gelişmeye, dünya piyasasında Bürosan adından daha fazla söz ettirmeye ve markaya duyulan güveni arttırmaya devam ediyoruz” dedi.

Finlandiya heyeti Adana’”da incelemelerde bulundu

Finlandiya'nın Ankara Büyükelçisi Maria Serenius, ''BTC'deki gelişmelerle ilgili önümüzü görebilirsek Finlandiya'daki yatırımcılardan ilgilenenler olacaktır'' dedi.
Maria Serenius, 7 parlamento üyesiyle Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) Ham Petrol Boru Hattı'nda incelemelerde bulunmak üzere geldiği Adana'da, yaptığı açıklamada, Türkiye'nin zengin bir tarihi olduğunu, son dönemlerdeki hızlı gelişmeleri yakından takip etmek ve bu kapsamda bölgesel bazda incelemelerde bulunmak istediklerini söyledi.

Serenius, özellikle AB ile ilişkiler ve bölgedeki Kürtlerle ilgili gelişmelerle ilgilendiğini ifade ederek, Orta Doğu'da son dönemde yaşananların etkileri ve BTC petrol boru hattı konusunu da yakın takibe aldıklarını kaydetti.

BTC'nin işletme stratejisinin belli olduğunu belirten Serenius, ''Buradaki gelişmelerle ilgili önümüzü görebilirsek Finlandiya'daki yatırımcılardan ilgilenenler olacaktır'' dedi.

Türkiye'nin AB'ye girmesini istediklerini ifade eden Serenius, ''Bu konuda Türkiye'nin ev ödevlerini yerine getirdiğine inanıyoruz. Reformlardan çok memnunuz. Ancak hızlı bir şekilde devam etmesi gerektiğini düşünüyoruz'' diye konuştu.

Serenius, Türkiye ile Finlandiya arasında 4 yıl önce iç güvenlikle ilgili anlaşma imzalandığını, yasa dışı göçle ilgili ortak çalışmanın sürdürüldüğünü söyledi.
Türkiye'nin turizm ülkesi olduğunu ifade eden Serenius, 5 milyon nüfusa sahip Finlandiya'dan her yıl yaklaşık 100 bin kişinin Türkiye'ye geldiğini kaydetti.
Gazetecilerin 2008'in ''St. Paul Yılı'' ilan edilmesi dolayısıyla Finlandiya'dan Mersin'in Tarsus ilçesine yapılabilecek ziyaretleri sorması üzerine Serenius, ''Ülkemizden çok turist gelecek. Ama daha fazla turist gelmesi için altyapının geliştirilmesi lazım'' dedi.

Serenius, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 1.1 milyar avro seviyesinde olduğunu, AB ile ilişkilerin gelişmesiyle iki ülke arasındaki işbirliğinin de zamanla artacağına inandığını belirtti.

Maria Serenius ve beraberindeki heyet daha sonra BTC'de incelemelerde bulundu.

Türk narenciyesinin‘‘Sicili’’temizlendi

Narenciyede, geçtiğimiz yıllarda ''Akdeniz Sineği''nden kaynaklanan sorunların, artan denetim ve çiftçilerin kayıt altına alınması ile aşıldığı, kaliteli üretim sayesinde ise son iki yıldır hiçbir ürünün sınırdan dönmediği bildirildi.

Adana İl Tarım Müdürü Abdullah Keskin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye narenciye üretiminin yüzde 35'lik kısmını karşılayan Adana'da, son yıllarda yapılan çalışmalarla, ürünlerin daha kaliteli hale geldiğini ve albenisinin yükseldiğini söyledi.

Yaz aylarında yaşanan kuraklık nedeniyle limon ve mandalinada az da olsa rekolte kaybı yaşandığına dikkati çeken Keskin, ''Limon ve mandalinanın, çiçek ve bağlanma döneminde yaşanan kuraklık, rekolte kaybına neden oldu ancak aynı sorun rakiplerimiz olan ülkelerde de yaşandı. Portakal ve greyfurtta ise sorunumuz yok. Bu yıl il genelinde 900 bin ton civarında bir verim bekliyoruz'' diye konuştu.

Narenciye ihracatında, önceki yıllarda Akdeniz Sineği, ilaç kalıntısı gibi hastalıklar nedeniyle sıkıntı yaşadıklarını anımsatan Keskin, şöyle konuştu:

''İhracatta yaşanan sıkıntı bizi yeni önlemler almaya yönlendirdi. Bu kapsamda, başta Akdeniz meyve sineği olmak üzere hastalıklarla mücadelemiz önceki yıllara göre önemli ölçüde arttı. Artık ürünlerimiz kükürt oranı, ilaç kalıntısı, hastalık analizi yapılmadan ihraç edilmiyor. 2002-2003 yıllarında Adana'dan yapılan narenciye ihracatı 90 bin ton civarında iken, bu oran yapılan çalışmalarla yüzde 70 civarında artarak geçen yıl 170 bin tona ulaştı. Artık, daha temiz narenciye tükettiğimiz gibi narenciye pazarındaki yerimizi de güçlendiriyoruz. Bu yıl, bu rakamı daha da aşacağımız düşünüyoruz.''

Çukurova’nın 2078 senaryosu

Mustafa Kemal Üniversitesi'nin (MKÜ) Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) desteğinde Japon bilim insanları ile 5 yıldır yaptığı araştırmada Çukurova'da toprakların hızla verimsizleştiği tespit edildi.

MKÜ Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ekrem Aktoklu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ''Küresel İklim Değişikliklerinin Tarımsal Sistemler Üzerine Etkilerinin Araştırılması'' projesi kapsamında gerçekleştirdikleri çalışmada, Seyhan Nehri Havzası'ndan Toros Dağları'nın 2 bin 200 metre yüksekliğine kadar alanda araştırma yaptıklarını söyledi.

TÜBİTAK destekli çalışmada Japon bilim insanlarının da görev aldığını, proje kapsamında, Seyhan Havzası ve Toros Dağları arasındaki 23 farklı noktadan toprak örnekleri aldıklarını, yaklaşık 100 uzmanla 5 yıl boyunca değişik zamanlarda aldıkları numuneleri incelediklerini bildiren Aktoklu şunları söyledi: ''Yaptığımız araştırmada, Seyhan Havzası'na daha önce ve şu an ekilen ürünleri araştırdık. Toprağın yapısı, su miktarı ve iklimdeki değişimi inceledik. Araştırma sonucunda, yoğun olarak pamuk ekimi yapılan bölgede alınan ürün miktarının her geçen yıl azaldığını, yeterli yağışların olmaması nedeniyle toprağın verimsizleştiği ve çoraklaştığı sonucuna ulaştık. Ayrıca hep aynı ürünlerin ekiminin yapılması nedeniyle topraktaki bazı kimyasallarda azalma olduğunu gözlemledik.''

Proje kapsamında, bu şekilde giderse 70 yıl sonrasında yaşanabileceklerle ilgili bir senaryo oluşturduklarını vurgulayan Aktoklu, senaryo kapsamında gelecekte ormanlık alanların daha da üst seviyelere çıkacağını, dağlık alanların alt bölgelerinde ise bozkır ve stepler oluşacağını, ayrıca tarım alanlarının gittikçe verimsizleşeceğini kaydetti.

Aktoklu, ayrıca senaryo ile Çukurova'nın geleneksel ürünü olan ''beyaz altın'' pamuğu ile anılamayacağını, bunun yerine su istemeyen, kuraklığa dayanıklı ürünlerin ekiminin yapılmasının mümkün olabileceğini söyledi.

Su sıkıntısı nedeniyle bazı ürünlerin ekiminin yapılamaması nedeniyle Türkiye'de gıda sorununun ortaya çıkacağını vurgulayan Aktoklu, ''Buğday, mısır, pamuk gibi geleneksel ürünlerimizi yetiştiremediğimiz için bu ürünleri dışarıdan ithal eder
duruma geleceğiz'' dedi.

-''TOPRAKLARIMIZI DİNLENDİRMELİYİZ'' -

Kötü senaryonun gerçekleşmemesi için bugünden önlem alınması gerektiğini vurgulayan Aktoklu, konuşmasına şöyle devam etti: ''12 ay boyunca sürekli ekim yapılan ve yaklaşık 3-4 ürün alınmaya çalışılan Çukurova topraklarının artık dinlendirilmesi gerekiyor. Hep aynı ürünün ekimi yapıldığı için topraklar belirli minerallerin azalması nedeniyle hızla verimsizleşiyor. Bu da çiftçilerimizin her yıl ektiği üründen daha az verim almasına neden oluyor. Bunun için toprakların mutlaka nadasa bırakılması gerekir. Ayrıca atadan kalma yöntemlerin terk edilerek toprak tahlili ihmal edilmemeli ve ürün deseni buna göre çeşitlendirilerek, değiştirilmeli.''

Gaziantep’te Ayakkabı Fuarı

Gaziantep Sanayi Odası-Akort Fuarcılık işbirliği ile 24-27 Ocak 2008 tarihleri arasında GAPSHOES-6. Ayakkabı, Saraciye ve Yan Sanayi Fuarı düzenlenecek. GTO'dan yapılan açıklamada, fuarın uluslararası standartlardaki hizmet kalitesi ve modem altyapısı ile katılımcılara cazip pazarlar ve fırsatlar sunacağına işaret edilerek, “ Gaziantep'te düzenlenecek bu fuarı tüm bölgeden gelecek ziyaretçilerin yanı sıra Suriye ve Irak'tan çok sayıda işadamının ziyaret etmesi beklenmektedir. Fuar, teknolojik yeniliklerin yerinde görülmesinin yanında komşu ülkelerden gelecek olan işadamlarıyla ikili görüşme olanağı da sağlayacaktır” denildi.

Aksoy: Vergi denetmenleri güleryüzlü hizmet verecek

Adana Vergi Dairesi Başkanı Serdar Aksoy, vergi denetmenlerinden daha çok, ceza kesmelerini değil, güler yüzlü hizmet vermelerini istediklerini söyledi.
Aksoy, Anadolu Ajansı Adana Bölge Müdürlüğünü ziyareti sırasında, vergi denetmenlerinin, maliyenin sokağa yansıyan yüzü olduğunu, bu nedenle bu görevi yapan personelin hizmet içi eğitimine büyük önem verdiklerini kaydetti.
Vergi kayıp ve kaçağını önleme konusundaki rutin çalışmalarını sürdürürken, öncelikli hedeflerinin, mükellef odaklı hizmet olduğuna işaret eden Aksoy, şunları söyledi:

''2005 yılında Gelir İdaresi Başkanlığı'nın kurulmasının ardından vergi gelirlerinin yüzde 80'inin toplandığı 29 ilde kurulan vergi dairesi başkanlıklarıyla maliye teşkilatında yeni bir dönem başladı. Tüm vergi dairelerimizde olduğu gibi Adana'da da maliyenin (soğuk, ceza kesen) değil, (gülen ve yapıcı) yüzünü gösterme gayretimiz sürüyor. Bu kapsamda, maliyenin sokağa yansıyan yüzü olarak gördüğümüz vergi denetmenlerimizden daha çok, ceza kesmelerini değil, güler yüzlü hizmet vermelerini istiyoruz.''

Aksoy, bütçe gelirlerinin yüzde 80'inin vergi gelirlerinden sağlandığına işaret ederek, ''Bu nedenle üzerimizde önemli sorumluluklar var. Biz görevimizi ihmal ettiğimiz takdirde bu çarklar dönmez. Toplanan her kuruş vergide, tüm milletimizin hakkı var. Bu hakkı tam ve eşit olarak almaya hiç kimse mani olamaz'' dedi.

Mükelleflerin de artık gelinen süreçte, maliyenin değişen yüzünün farkında olduğunu belirten Aksoy, önümüzdeki dönemde sektörel incelemeleri sürdüreceklerini, her sektörde ayrı ayrı belirlenen kar marjlarının altında gelir gösterenlerin sorgulanacağını kaydetti.

Aksoy, vergi bilincinin önemine de işaret ederek, ''Bu bilince 7'den 70'e herkesin ulaşmasını diliyoruz. Daha iyi bir gelecek ve daha iyi bir Türkiye için vergisel ödevlerini zamanında yerine getiren mükelleflerimizin yaptığımız ve yapacağımız çalışmalarda yanımızda olduğunu bilmek bizlere sonsuz bir güç ve destek vermektedir'' diye konuştu.